Ana Sayfa
  Emniyet Müdürümüz
  Bilgi Edinme Hakkı
  Bilişim Suçları
  Eğitim Şube Faaliyetleri
  E-Posta Adreslerimiz
  Hizmet Standartlarımız
  İhaleler
  İlçelerimiz
  İletişim
  İlk Yardım
  İnternet Kafeler
  Kayıp ve Aranan Şahıslar
  Nostalji Sayfaları
  Polis Merkezlerimiz
  Yalova Hakkında

Emniyet Genel Müdürlüğü   Emniyet Genel Müdürlüğü
Sahte Para   Sahte Para
Hava Durumu   Hava Durumu
Nöbetçi Eczaneler   Günlük Nöbetçi Eczane
BİMER   Bimer
E-Bordro   E-Bordro
İdo Seferleri   İdo Seferleri

KAÇAKÇILIK VE ORGANİZE SUÇLAR
ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ

 

İhbar;
Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğümüz zaman zaman vatandaşların gerek bizzat gelerek, gerekse telefonla yapmış oldukları ihbarları hassasiyetle değerlendirmektedir.
Müdürlüğümüz faaliyet alanına giren her türlü konuyla ilgili olarak ister büromuza gelerek, isterseniz aşağıdaki telefonlara ihbar ederek suç konusu teşkil eden olayların aydınlatılmasına yardımcı olabilirsiniz. İhbarlarınız kesinlikle değerlendirilip, ihbar eden kişi kesinlikle GİZLİ tutulacaktır.

Telefon numarası : 0 226 813 62 98 - (Fax - 0 226 811 00 00)
0 226 811 3013 veya 811 3017'den dahili : 57 20 - 57 25

NARKOTİK

AİLE VE YAKIN ÇEVRENİN DİKKATİNE!

Gencin içinde bulunduğu aile, okul, yakın çevre alkol kullanan, bağımlı olan genci ne kadar erken fark eder, ona yardımcı olmaya çalışırsa, gencin bağımlılıktan kurtulma şansı o kadar artar. Bu nedenle, erken teşhis belirtilerinin bilinmesi çok önemlidir. Teşhis belirtileri fiziksel ve ruhsal-toplumsal olarak iki grup içinde toplanır. Bunların birkaçının bir araya gelmesi alarmı harekete geçirir.

FİZİKSEL

- Bitkinlik
- Dalgınlık
- Uyuklama
- Uyku bozukluğu
- Konuşma güçlüğü
- Burun akıntısı
- Terleme
- Titreme
- Dengesizlik
- Gözde kanlanma
- Göz bebeğinde daralama
- Yüzde kızarma-soğukluk
- Kabızlık
- İshal
- Mide-Bağırsak yakınmaları
- Yürüme bozukluğu
- Solunum güçlüğü
- Ağrılar

TOPLUMSAL RUHSAL

- Duygu durumu değişikliği
- İlgi-istek kaybı
- Donukluk
- Bilişsel bozukluklar
- Başarıda azalma
- Bakımsız dış görünüş
- Gerçek dışı konuşma
- İçe kapanma
- Çevre değişikliği
- Konuşma içeriğinde değişme
- Aşırı para harcama
- Suç işleme eğilimi
- Evden uzaklaşma
- Madde kokusu


Madde Kullanan Kişi Nasıl Anlaşılır?

Madde kullanan kişiyi anlamak için kesin bir ölçü yoktur. Kişilerde görülen davranış değişikliklerini hemen uyuşturucu kullanımına bağlamak yanlış olur. Unutulmamalıdır ki; ergenlik döneminde de bedensel değişiklikler görülür.

Uyuşturucu madde kullanan kişilerde görülen davranış değişiklikleri şöyle özetlenebilir:

- Arkadaş çevresi değişir.
- Aile ilişkileri azalır, odasında yalnız kalmayı tercih eder.
- Okul başarısı ve okula devamı azalır.
- Daha fazla para harcamaya başlar
- Bazen neşeli, sakin, bazen öfkeli, saldırgan davranışlar gibi ruhsal değişimler gün içinde gözlenir.


Çocuğunuzun Uyuşturucu Madde Kullandığını Anlarsanız Bu Konulara Dikkat Edin!

Anne ve babalar; çocuğunuzun uyuşturucu kullandığını anladığınızda;

1-) Paniğe kapılmayınız,
2-) Öfke ile hareket etmeyiniz,
3-) Sorunu görmezden gelmeyiniz,
4-) Durumu gözlemleyiniz,
5-) Çocuğunuzun sosyal çevresini inceleyip, sorunun kaynağını tespit etmeye çalışınız,
6-) Çocuğunuzun arkadaş ilişkilerini gözden geçiriniz,
7-) Çocuğunuzun uyuşturucu madde kullanmasının sebeplerinin arasında, sizin de eksik ve yanlış davranışlarınızın olduğunu göz ardı etmeyiniz,
8-) Çocuğunuza kesinlikle kötü davranmayınız, onu suçlamayınız,
9-) Uzman bir hekimin bilgisine başvurunuz
10-) Uzman hekimin tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediniz,
11-) Çocuğunuzu sıkmadan, sevgi ve şefkatli bir yaklaşımla ona daha fazla zaman ayırınız,
12-) Aile bağlarını gözden geçirip, sorunları giderip, güçlendirmeye çalışınız,

UYUŞTURUCU MADDE NE DEMEKTİR?

Uyuşturucu madde kavramı genellikle, uyuşturma özelliğine sahip maddeleri ifade eder.Ancak, keyif veren, kışkırtan, yatıştıran, uyanıklık sağlayan kimi maddeler içinde kullanılmaktadır.
Uyuşturucu maddeler; merkezi sinir sistemini etkileyerek kullanan kişinin ruhsal ve fiziksel dengesini bozan; bu kişide fiziksel ve ruhsal bağımlılığa yol açan; kişisel ve toplumsal yönden ekonomik ve sosyal çöküntü oluşturan maddelerdir.

Uyuşturucu Maddeler İle İlgili Kavramlar;

ZEHİRLENME (Entoksikasyon):
Kullanılan uyuşturucu maddenin etkisini göstermesidir.Uygunsuz davranış ya da psikolojik değişiklikler ortaya çıkar.

MADDENİN ZARARLI KULLANIMI:
Kişinin kendine,hayatına ve çevresine zarar verecek tarzda madde kullanmasıdır.Madde kullanımı kişiye zarar verdiği halde madde kullanımı devam etmektedir.Bunlar arasında okul başarısızlığı, ailesel sorunlar sayılabilir.

TOLERANS:
Kullanılan madde miktarının giderek arttırılmasıdır.Her zaman kullanılan miktar istenen etkiyi yaratmamakta ve kişi kullandığı madde miktarını aynı etkiyi sağlayabilmesi için giderek artırma gereksinimi duymaktadır.

YOKSUNLUK:
Uzun süre madde kullanımı sonrasında, madde kullanımı bırakıldığı zaman ortaya çıkan fiziksel ve ruhsal sorunlardır.Yoksunluk belirtileri; kullanılan maddenin, şiddeti, kullanım süresi ve maddenin cinsine göre değişir.

BAĞIMLILIK:
Kişinin kullandığı maddeyi birçok kez bırakma girişiminde bulunmasına rağmen bırakamaması, giderek madde dozunu artırması, kullanmayı bıraktığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması, zararlarını görmesine rağmen madde kullanmayı sürdürmesi, zamanının büyük bölümünü madde arayarak geçirmesi ile tanımlanan bir durumdur.

Uyuşturucu Maddelerin Sınılandırılması;

Uyuşturucu maddeleri türlerine göre aşağıdaki sınıflandırmaya tabi tutabiliriz;

A) AFYON VE TÜREVLERİ(OPİYATLAR):


1-) Afyon
2-) Morfin
3-) Kodein
4-) Metadon
5-) Eroin

B) KENEVİR VE TÜREVLERİ:

1-) Reçine esrar
2-) Toz esrar
3-) Pres esrar
4-) Gonca esrar
5-) Likit(sıvı) esrar


C) UYARICILAR:

1-) Amfetamin
2-) Kokain
3-) Kafein

D) SENTETİKLER:


1-) Ecstasy (MDMA)
2-) Captagon
3-) Methamfetamin
4-) Lysergic Asid Diethylamid (LSD)
5-) Gamma Hydroxybutyrate (GHB)
6-) Ketamine Hydrochloride (Ketamin)
7-) Phencylidine (PCP)
SAKİNLEŞTİRİCİLER

1-) Barbituratlar
2-) Trankizanlar
3-) Sedatifler

E) UÇUCU MADDELER

İçinde değişik petrol türevleri ve kimyasal yapıda gazlar bulunan, iş yerleri ve evlerde değişik kullanım alanları olan, koklandığı ve solunduğu zaman, ölüm riski ve ciddi sağlık sorunları yaratan, piyasada kolayca bulunabilen maddelerdir.

1-) Yapıştırıcılar (Tutkal, zamk vb.)
2-) Boya incelticileri, çözücüler
3-) Kuru temizlemede kullanılan uçucu sıvılar
4-) Benzin, gazyağı, tiner, aseton
5-) Likit Petrol Gazı (LPG)
6-) Yüzeysel anestezi için kullanılan sprey şeklindeki maddeler
7-) Oda, saç, vücut, kozmetik, v.b. spreyler.

Bütün bu maddelerin koklanması, nefesle içe çekilmesi tehlikelidir. Vücutta ve beyinde telafisi mümkün olmayan, kalıcı tahribat yapar. Bu nedenle yukarıda belirtilen maddelerin kullanıldığı kapalı alanlar havalandırılmalı, bu maddeler özellikle çocuklardan uzak tutulmalı, gıda maddeleri ile bir araya konulmamalıdır.

Uyuşturucu Madde Suçları Nelerdir?

Uyuşturucu madde suçları Türk Ceza Kanunu'nun 403, 404, 405, 406, 407 ve 408. maddelerinde düzenlenmiştir.

Uyuşturucu madde suçlarını üç başlık altında toplayabiliriz.

1-) Uyuşturucu madde temin etme suçları,

2-) Uyuşturucu madde kullanmak veya kullanmak amacı ile uyuşturucu madde bulundurmak suçu,

3-) Sahte reçete ile uyuşturucu madde alma suçu.

Gençlik ve Uyuşturucu;

Ergenlik
Ergenlik on üç yaşlarında başlayan ve yirmi yaşlarına kadar devam ettiği kabul edilen cinsel fizyolojik ve bilişsel yönden olgunlaşma süreci olarak adlandırılabilir.Tüm ergenlerin uyuşturucu madde kullanmaya başlama riski vardır. İradesizlik, kişilik zayıflığı madde kullanmak için mutlak etkenler değildir. Ancak madde kullanmaya başlayan gençlerde ortak bazı özellikler dikkat çekmiştir:

-Ani tepkiler veren
-Saldırgan ya da asi davranışları olan
-Her şeyi reddeden
-Davranış bozukluğu gösteren
-Aykırı davranışlar içinde bulunan
-Erken yaşlarda davranış problemleri olan
-Çabuk heyecanlanan
-İçe dönük olan
-Fazlasıyla itaatkar olan
-Yaşıtlarından aşırı etkilenen
-Uyuşturucu Kullanan Gençlerin Ailelerinde Benzer Bazı Özellikler Bulunmuştur-
-Parçalanmış, boşanmış aileler
-Ebeveynlerden birinin kaybı
-Aile içinde uyuşturucu madde kullanan bir üyenin varlığı
-Aile içi iletişim eksikliği
-Baskıcı ve ilgisiz aile
-Aile içinde gencin özdeşim kurabileceği bir bireyin olmaması

Madde Kullanmaya Gençler Daha Çok Nasıl Başlıyor?

Gençler en sık olarak merak nedeni ile madde kullanmaya başlamaktadır. Bu nedenle uyuşturucuya karşı özendirici davranışlardan kaçınmak gerekir.
Arkadaş baskısı ikinci önemli etkendir. Bir arkadaş ortamında yapılan ısrara çoğunlukla dayanılamamaktadır. Arkadaş grubunun dışında kalmak, onlardan farklı olmak korkusu yaşanmaktadır. Gencin kendini kanıtlama güdüsü ile bir de buna merak eklenince kullanım kaçınılmaz olmaktadır. Bu nedenle gencin kendi hakkını koruması, "hayır" diyebilmesi çok önemlidir.
Sorunlarını çözmek için başka yol kalmadığına inandıkları anda kullanım sıklaşır. Bir başka deyişle çaresizlik önlemi bir etkendir. Bu nedenle gençlere sorunlar ile başa çıkma yöntemlerinin öğretilmesi önem kazanmaktadır. Bu sorun karşısında nasıl davranmaları gerektiğinin öğretilmesi ve bugüne kadar kullandıkları yanlış davranış biçimlerinin düzeltilmesi gerekir.

Tedavi;

Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir.
Kullanıcılar arasında "bu hastalığın tedavisi olmadığı" yolunda bir kanı yerleşmiştir. Bu değiştirilmeye çalışılmalıdır.
Uyuşturucu maddeyi bırakan kişilerde tekrar madde kullanımına başlamak sık olarak gözlenen bir durumdur. Kişi uyuşturucu maddeleri bıraktıktan sonra bir daha hiçbir zaman kullanmamalıdır. Bir kez kullanması onun eski günlerine dönmesine neden olabilir.


Tedavinin ilkeleri;

Bu maddeleri kullanan kişilerin tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklikler göstermektedir.
Tedavinin başarısı için iki önemli etken sayılabilir:
1-) Bunlardan birincisi kişinin tedavi olmayı istemesidir. Eğer kişi tedavi olmayı kendisi istemiyor ise, kimse ona zorla bıraktırmayı başaramaz.
2-) Diğeri ise kişinin maddeyi bırakmaya kendini hazır hissetmesidir. Çünkü, kişi maddeyi bıraktığı zaman alışkanlıklarını, yaşadığı ortamı değiştirmek zorunda kalabilecektir. Eğer tüm bunlara hazır değilse, yapabilecek fazla bir şey yoktur.
Uyuşturucu madde kullanan kişide bağımlılık geliştiyse, tedavi daha güç olacak ve daha uzun sürecektir.

Ayrıca, uyuşturucu kullanımı ile daha da artan aile içi iletişim bozukluklarının, kopukluklarının giderilmesi için anne ve babanın da tedaviye katılması gerekir.

Önleme;

Gençlerin madde kullanmaya başlamasını önlemede ailelerin çocukları ile ilişkilerinin kalitesi önemli bir yer tutar. Çocukları ile kuvvetli sevgi ilişkisi olan doğru ve yanlışları öğreten, davranışları için uygulanabilir kurallar koyan, bunların uygulanmasını sağlayan ve çocuklarını gerçekten dinleyen ebeveynler çocuklarının uygun bir aile ortamında yetişmesini sağlamış olurlar.

İnsan ihtiyaçları, sonsuzdur.Çocuğunuzun yaşını sosyal çevresini, ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak ne kadar harçlık vereceğinizi belirleyiniz. Belirlenen bu rakam ihtiyaçların üzerinde yada bu ihtiyaçları karşılayamayacak miktarda olmamalıdır.


1. Değerlerin öğretilmesi:

Her ailenin bazı prensip ve standartlarla belirlenmiş davranış beklentileri vardır. Sosyal, ailesel ve dini değerler gence alkole ve maddeye hayır demeleri için nedenler bulmasını ve kararlılıklarını kesin bir şekilde sürdürmelerini sağlar.
Aile değerlerinizi çocuğunuza açık bir şekilde öğretebilmeniz için:
İzin alması için gerekli olan değerleri açık bir şekilde belirtin ve dürüstlük, sorumluluk alma ve kendine güvenin neden önemli olduğunu, bu değerlerin iyi kararlar vermede nasıl yardımcı olacağı hakkında konuşun.
Kendi davranışlarınızın çocuğunuzun değerlerinin gelişmesini nasıl etkilediğini sakın unutmayın. Çocuklar kendi anne-babalarının davranışlarını taklit ederler. Örneğin sigara içen anne ve babaların çocuklarının sigara içme yüzdesi daha yüksektir. Sigara içme, alkol ve yatıştırıcı ilaçları alma davranışlarınızı yeniden gözden geçirin. Unutmayın ki sizin bu maddeye karşı tutumunuz çocuğunuzun alkol veya madde kullanıp kullanmamaya karşı belirleyeceği tutumu şekillendirecektir. Bu zaman zaman aldığınız alkolü tamamen kullanmamanız anlamına gelmektedir. Çocuklar bağımlılık düzeyinde, kendisine ve ailesine zarar verebilecek düzeyde alkol kullanımı ile sosyal içicilik arasındaki farkı anlayabilirler.
Çocuğunuzun asla sizin içkinizden tatmasına izin vermeyin. Böylece çocuk, erişkinler için yasal ve kullanılabilir olan alkolün çocuklar için yasal olmayan bir madde olduğunu görebilir.
Kendi söz ve davranışlarınız arasında ki uyuma dikkat ediniz. Çocuğunuzun sizinle özdeşim kurduğunu unutmayınız. Çocuğunuzdan beklediğiniz davranışları sizin gösterdiğinizden emin olunuz. Çocuğunuz sizi model alır. Sizin davranışlarınızın, tutumlarınızın, sorunlarla başa çıkma yollarınızın benzerlerini çocuğunuzda görebilirsiniz.
Çocuğunuzun sizin aile değerlerinizi anladığından emin olunuz. Aileler bazen çocuklarının nadiren veya hiç konuşmadan değerleri aldıklarını düşünürler. Bu doğru değildir. Bunlar, aile yemek için bir araya geldiğinde konuşulabilir.


2. Alkol ve Diğer Maddelere Karşı Kuralların Konması ve Bunların Uygulanması:

Kuralların konması işin sadece başlangıç kısmıdır. Önemli olan bunların uygulanmasıdır. Kurallara uyulmadığında uygulanacak yaptırımlar da önceden belli olmalıdır.
Açık olun. Kuralların nedenlerini açıklayın. Kuralların neler olduğunu ve nasıl bir davranış beklediğinizi söyleyin.
Kurallara uymamanın sonuçlarını, yani yaptırımın ne olacağını, nasıl uygulanacağını ve ne kadar süreceğini tartışın.
Tutarlı olun. Çocuğunuzun alkol veya madde kullanmaması konusundaki kuralların evde, arkadaşında ve her yerde geçerli olduğundan emin olun.
Makul olun. Daha önce kararlaştırılmamış yeni kuralları ve cezaları çocuğunuzla tartışmadan uygulamayın. "Baban eve geldiğinde seni öldürür" gibi gerçekçi olmayan tehditlerden kaçının. Bunun yerine sakin bir şekilde tepki verin ve daha önce kararlaştırmış olduğunuz cezayı uygulayın.


3. Alkol ve Maddelerin Etkileri Hakkında Bilgi Sahibi Olma:

Aileler; alkol ve uyuşturucu maddeler hakkında bilgilenmeli, tehlikeyi kendilerinden ve çocuklarından çok uzaklarda görmemeli, tehlikeden uzak kalabilmek için tedbirler geliştirmelidirler.


4. Çocuğunuzla Konuşma ve Onu Dinleme:

Bir çok aile çocuğu ile alkol ve diğer maddelerin kullanımını konuşmaktan kaçınır. Bazıları kendi çocuklarının böyle maddelerle karşılaşmayacağını düşünür. Bazıları ise bunu nasıl konuşacağını bilmediği için veya böyle fikirleri çocuğun kafasına koymak istemediği için konuşmaz.
Çocuğunuz böyle bir problem yaşayıncaya kadar beklemeyin. Tedavi programlarına giren bir çok genç ailelerin öğrenmesinden önceki en az iki yıldan beri madde kullandıklarını açıklamaktadırlar. Çocuğunuzla madde ve alkol hakkında daha erken konuşmaya başlayın ve iletişim kanallarını açık tutun.
Tüm cevapları bilmeme olasılığından endişe etmeyin. Çocuğunuz bununla ilgili olduğunuzu bilsin yeter. Birlikte cevapları araştırabilirsiniz.

Aşağıda çocuğunuzla alkol ve madde hakkında konuşabilmenizi sağlayacak bazı ipuçları bulacaksınız.

İyi bir dinleyici olun. Çocuğunuzun size problemlerini veya sorunlarını getirebileceğinden emin olun. Çocuğunuzun size söylediği şeyleri dikkatle dinleyin. Öfkenizi kontrol edin, şiddetten kesinlikle kaçının. Gerekiyorsa, sakinleşmek için kendinize süre verin. Çocuğunuzun ne söylediğine çok dikkat edin. Eğer çocuğunuz sorunlarından bahsediyorsa, okulda veya arkadaşlarıyla işlerin nasıl gittiğini siz sorun.
Hassas konularda da konuşabileceğinizi hissettirin. Gençler, kendileri için önemli konularda ailelerinden bilgi alabileceklerine inanmak isterler.
Ödüllendirin. Sadece yanlışlar üzerinde odaklanmayın, iyi yaptığı şeyleri de fark edin ve bunları belirterek pekişmesini sağlayın. Aileler ödüllendirmekte eleştirmekten daha cömert olursa çocuklar kendilerini daha iyi hissederler ve kendi kararlarına güvenerek özgüveni yüksek gençler olurlar. Burada kastedilen sözel ödüllendirmedir. Yani çocuğunuzun yaptığı davranışı beğeniyorsanız onu takdir ettiğinizi söyleyin.
Açık mesajlar verin. Alkol veya madde hakkında konuşuyorsanız çocuğunuza kullanmama mesajını açık şekilde verdiğinizden emin olun. Böylece çocuğunuz kendisinden beklenenleri tam olarak bilecektir.
Doğru davranışlarınızla model olun. Çocuğunuzdan beklediğiniz dürüstlük, ahlaklı olmak gibi davranışları kendiniz gösterdiğinizden emin olun.

5. İletişim İpuçları:

Dinleme;

Dikkatle dinleyin
Sözünü kesmeyin
Çocuğunuz konuşurken kendi söyleyeceğinizi hazırlamakla meşgul olmayın
Çocuğunuzun sözünün bittiğinden emin olana kadar bekleyin.

Gözleme;

Çocuğunuzun yüz ifadesi ve vücut dilini anlayın.
Çocuğunuz sinirli ve rahatsız mı veya rahat mı görünüyor?
Konuşma süresince çocuğunuzun söylediklerini ona eğilerek, omzunu tutarak ve başınızı sallayarak ve
göz teması kurarak dinleyin.
Çocuğunuzun konuşmalarını ciddiye alın.
Cevap verin;

"Şunu yapmalısın", "senin yerinde olsam" veya "ben senin yaşındayken" ile başlayan cümleler yerine
"çok ilgimi çekti" , "anlıyorum ki bu bazen zordur" gibi cümlelerle başlamak cevap vermek için daha uygundur.
Eğer çocuğunuz size duymak istemediğiniz şeyler söylüyorsa, sakın bunları yadsımayın.
Her durum için çocuğunuza önerilerde bulunmayın. Bunun yerine anlattığı şeylerin ardında ki duyguları anlamaya çalışın.
Çocuğunuzun kastettiği şeyi anladığınızdan emin olun.
Çocuğunuzun içinde bulunduğu güç durumu sizinle paylaştığı için pişman olmasına neden olmayın. Her zaman onun yanında olacağınızı hissettirin

 SAHTE PARA 

SAHTE PARAYI NASIL TANIYABİLİRİZ?
Vatandaşlarımızın kalpazanların tuzağına düşerek kanun karşısında suçlu duruma düşmemeleri için banknotları tanımaları ve aldıkları paranın hakiki olup olmadığı konusunda dikkatli davranmaları gerekmektedir.

Dünyada sahteciliğe karşı korunmak için paralar son derece gelişmiş emniyet unsurları ile basılmaktadır. Gerçek banknotlar; dizayn, renk ve baskı yönünden çok net ve düzgün görünümdedir. Dikkatle bakıldığında kolayca algılanabilecek bu net ve temiz görünüm yanında, elle dokunmak suretiyle yapılacak kontrolde sahte ve gerçek banknotları birbirinden ayırmak mümkündür.

Parların gerçek olup olmadıklarının anlaşılabilmesi açısından halkımız tarafından kolaylıkla yapılabilecek kontrol yöntemleri bulunmaktadır. Söz konusu kontroller sırasında yerli ve yabancı par birimlerinin çoğunda bulunan aşağıdaki güvenlik unsurlarına dikkat edilmesi yeterli olacaktır. Bunlar;

1-) Kabartma Baskı

2-) Filigran

3-) Emniyet Şeridi

4-) Bütünleşik görüntü

5-) Hologram

6-) Optik değişken bant

7-) Renk değiştiren mürekkep olarak sıralanabilir

Bu kontrol üç aşamada yapılabilir

1- Dokunma : Kabartma baskı tekniği, banknotlar özgü bir özelliktir. Genellikle banknotların ön ve arka yüzlerinde bulunan bazı kısaltmalr, kupür değerlerini gösteren rakamlar ile motifler dokunulduğunda kabartma hissi vermektedir. Ancak bu özelliklerin zaman içerisinde yıpranma gösterebileceği unutulmamalıdır.

2- Bakma : Banknotlar ışığa tutulduğunda filigran, düz bir hat şeklindeki emniyet şeridi ve bütünleşik görüntü ortaya çıkmaktadır. Bu üç unsur, gerçek bir banknota her iki taraftan bakıldığında görülebilmektedir.


3- Açılı Bakış : Banknotlara değişik açılardan bakıldığında, optik emniyet unsurlarının (renk değiştiren mürekkep, hologram gibi) farklı açılardan değişik renk verdikleri görülecektir.

Bu kitapçıkta ayrıca profesyonellerin büyüteç, ultraviyole ışık ve infrared görüntüleyici ile inceleyebilecekleri başka özelliklere de yer verilmiştir. Bunlar;

1-) Renkli kılcal lifler ve özel mürekkep

2-) Mikro yazılar

3-) İnfrared özellikler (hologram bant ve hologram motif gibi) şeklindedir.

Sahte ve gerçek paralar arsındaki farklar ile gerçek banknotların üzerinde bulunan güvenlik unsurları ülkemizde tedavül özelliği fazla olan para birimleri olarak kabul edilen 10 milyonluk, 20 milyonluk, 100'lük USD (Amerikan Doları) ve 100'lük Euro üzerinde ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.

Ceza Kanunumuza göre, gerçek zannıyla aldığı paranın sahteliğini fark eden kişiler, 3 gün içinde Emniyet makamlarına bildirdikleri takdirde kendileri hakkında herhangi bir soruşturma yapılmamaktadır. Bu nedenle;

-Öncelikle paralarınızda bir güvenlik özelliğini kontrol etmekle yetinmeyiniz. Gerçekliğini tespit etmek için, her zaman birden fazla güvenlik unsurunu kontrol ediniz.

-Banknotun güvenliğinden kuşku duyduğunuz takdirde, lütfen gerçekliğinden emin olduğunuz bir diğer banknot ile karşılaştırınız.

-Sahte parayı, aldığınız kişiye kesinlikle iade etmeyiniz.

-Şahsın eşgaline ilişkin bilgileri, mümkünse kimlik bilgilerini ve hatta varsa otosunun plakasını ve diğer özelliklerini tespit ediniz.

-Şahsı mümkün mertebe oyalayınız.

-Bu arada en kısa sürede 155 Polis İmdat veya başka bir kanaldan polise bilgi veriniz.

-Sahte parayı görevlilere teslim ediniz

-Yapacağınız ihbarın, aranan bir kişi veya şebekenin veya büyük bir olayın faillerinin ortaya çıkartılmasına yardımcı olabileceğini unutmayınız.

Banknotları Koruyalım;

Para, devletin itibarını ve varlığını simgeleyen belgelerden biridir. Bu nedenle banknotları;

- Cüzdanda Muhafaza Ediniz!

- Buruşturmayınız!

- Katlamayınız!

- Üzerine Yazı Yazmayınız!

- İğne ve Benzeri Araçlarla Delerek Yıpratmayınız!

- Yırtmayınız! 

 

EĞİTİM FAALİYETLERİ

Emniyet Müdürlüğümüzce Alkol. sigara ve uyuşturucu gibi zararlı maddeler konusunda gençliğimizi koruyabilmek amacıyla okullarımızda uzman kişilerce konferans verilmesi 2002 yılı içerisinde yapılan Yalova İl Gençlik Kurulunca kararlaştırılmış bu karar doğrultusunda;

             Emniyet Müdürlüğümüz Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle yapılan işbirliği neticesi, ilimiz dahilinde bulunan 11 Lise ve Lise dengi okul öğrencilerine ve 3 ayrı yerde açılan Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerini görevlilerimizce konferanslar verilmiştir.

            Eğitim Öğretim dönemi başladığında aynı şekilde bu tür bilgilendirme konferanslarına devam edilecektir.

DİĞER SUÇLARR 

Bilişim Suçları;

Gelişen Bilişim Teknolojileri, kolluk kuvvetlerine suçu aydınlatma bakımından önemli imkanlar getirmesi yanında; Suç örgütlerine suç işleme ve kolluktan gizlenme bakımından bir çok kolaylıklar getirmektedir. Artık ileri teknoloji ürünlerinden faydalanılarak işlenen, daha önce duymadığımız yeni suç türleri, şekilleri ve suç işleniş biçimlerine şahit olmaktayız. Daha önceleri geleneksel yöntemlerle gerçekleştirilen bazı fiiller, teknolojinin de yardımı ile zahmetsiz, daha az riskli ve oldukça hızlı biçimde yapılabilmektedir. Bu suçlarla mücadele, ulusal, bölgesel ve uluslararası alanda kesintisiz olarak sürdürülmesi gereklidir. Bilişim suçu, TCK'nın 525'inci maddesinde tanımlanmış olup, hukukumuzda 1991 yılında yerini almıştır. Ülkemizde her gün büyük bir artış kaydeden İnternet kullanımının gelişimi ile beraber, bu yolla işlenen suçlarında artan bir eğilim izlemesi beklenmektedir. Ancak, bu yapılanların ötesinde her ne kadar kamu ve özel kurum ve kuruluşların kendi bünyelerinde farklı güvenlik önlemleri bulunmakta ise de bu bilgi alt yapısının kötü niyetli kişilere karşı korunması gerekmektedir.

Kaçakçılık Suçları;

Mali anlamda kaçakçılık olayları taşınanın cinsine göre (4) ana başlık altında incelenmektedir.
1-) Gümrük Kaçakçılığı
2-) İnsan Kaçakçılığı
3-) Organ ve Doku Kaçakçılığı
4-) Kültür ve Tabiat Varlığı Kaçakçılığı

1-) GÜMRÜK KAÇAKÇILIĞI;
1918 Sayılı Kaçakçılığın men ve takibine dair kanunda belirtildiği üzere Kaçakçılık;
Ülkemize ithali yada ülkemizden ihracı yasak olan veya ithal ve ihracı gümrük muamelesine tabi olan bir maddeyi gümrük işlemleri yaptırılmadan ithal-ihraç etmek ve bu maddeleri yurt içinde satmak ve satın almak olarak tarif edilmiştir.
Ayrıca;
Devletçe ihraç şartıyla müşteriye satılan bir malın iç piyasada tüketime sunulması yada zorunlu haller olmadıkça süresi içinde ihraç edilmemesi,
Devletin tekeli altında bulanan maddeleri yetkili olmaksızın ülkemize ithal etmek veya ithale teşebbüs etmek, ülke içinde bir yerden başka bir yere sevk etmek, saklamak, satılığa çıkarmak veya satmak, bilerek kabul etmek, satın almak veya kullanmak,
Devletin tekeli altında bulunan maddeleri ülke dahilinde yetkili olmaksızın imal etmek veya imal için ithal etmek de kaçakçılık fiilini oluşturur.
Gümrük Kaçakçılığı Türleri;
a-) Oto Kaçakçılığı
b-) Tekel Maddeleri Kaçakçılığı
c-) Emtia ( Ev eşyası, elektronik cihazlar, giyim eşyası, süs eşyası, gıda maddesi vb..) Kaçakçılığı


2-) İNSAN KAÇAKÇILIĞI;
Ekonomik, sosyal veya siyasi nedenlerden dolayı, iş bulma veya iltica gibi istekleri olan kişilerin, illegal geçişleri organize eden insan kaçakçılığı şebekleri tarafından, menfaat karşılığından farklı ülkelere götürülmesi bu suçu oluşturmaktadır.
İnsan Kaçakçılığı fiilini suç olarak tarif eden özel bir yasal düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada 1475 Sayılı İş Kanunu, TCK'nın 504.Maddesi ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu hükümlerine göre işlem yapılmaktadır.
Ancak söz konusu yasalarda öngörülen müeyyideler genellikle para cezası şeklinde olduğu için caydırıcı etkisi bulunmamaktadır.
İnsan kaçakçılığı ile ilgili özel bir yasal düzenleme hazırlığı İçişleri ve Adalet Bakanlıklarınca sürdürülmekte olup, kısa süre içerisinde yasalaşması halinde mücadeleye önemli katkılarda bulunacağı değerlendirilmektedir.

a) İnsan Kaçakçılığının Sebepleri

- Ekonomik Sebepler : İnsan kaçakçılığının sebeplerinden bir tanesi refah düzeyi yüksek ülkelere giderek daha rahat bir yaşam tarzı sürdürme düşüncesidir. İşsizliğin armasına paralel olarak geçim sıkıntısı içine düşmüş olan insanların iş bulma vaadiyle kandırılması daha kolay olmakta, bu da insan kaçakçılarının faaliyetlerine hız kandırmaktadır. Ülkemiz tüm olumsuz şartların bir arada bulunduğu Orta ve Yakındoğu ülkeleri ile refah düzeyi yüksek ülkeler arasında yer alması nedeniyle insan kaçakçılığı olaylarında transit ülke konumunda bulunmaktadır.
- İnsan Kaçakçılarının Kolay Para Kazanma Düşüncesi : İnsan Kaçakçılarının, kandırdıkları insanlardan, diğer ülkelere götürülme vaadiyle yüksek meblağlarda para almaları suçun artmasında rol oynamaktadır.
-Özellikle Bazı Avrupa Ülkelerinin Siyasi İltica ve Yasadışı Göçü Özendiren Politikaları ile Göçmen ve Mültecilere Yapılan Maddi Yardımlar: Son yıllarda bazı Avrupa ülkelerinin, farklı gerekçelerle kaçak insanların siyasi iltica taleplerinin kabul ederek, terör örgütlerinin ülkemiz aleyhindeki propagandasına yardımcı olmaları, insan kaçakçılığı faaliyetlerine ivme kazandırmıştır.
- Ülkeler Arasında Ekonomik ve Sosyal Yaşam Standardı Farklılıklarının Bulunması : Özellikle Batı Avrupa ülkelerindeki yaşam standardı, Afrika ve Uzakdoğu ülkelerinde yaşayan insanların ilgisini çekmekte ve bu ülkelere gidebilmek için çeşitli yasadışı yollara başvurmalarına neden olmaktadır.
- Bazı Yabancı Ülkelerdeki İç Karışıklıklar: Irak, Afganistan, İran gibi bazı ülkelerde yaşanan siyasi istikrarsızlık, rejim değişiklikleri ile bazı Afrika ülkelerinde yaşanan iç savaşlar sonucunda, bu ülkelerden kaçan insanların hedef ülkelere ulaşmak için ülkemizi transit olarak kullandıkları yada ülkemize yasadışı yollardan girdikleri ve kaldıkları gözlenmektedir.

b) İnsan Kaçakçılığında İzlenen Metotlar

Bugüne kadar meydana gelen insan kaçakçılığı olaylarında aşağıdaki metotların kullanıldığı belirlenmiştir.
- Türk veya ülkemize çeşitli yollardan girmiş olan yabancı uyruklu şahıslar, otobüslerle denizde kıyısı bulunan il ve ilçelerimize götürülerek, buradan teknelerle açıkta bekleyen büyük gemilere götürülmekte, Yunanistan ve İtalya kıyılarına varıldığında, yine gemi açıkta bekletilerek küçük teknelerle kıyılara çıkarılmaktadır.
- Meriç gibi sınır nehirlerinden yüzerek veya botla çıkış yapılmaktadır.
- Karayoluyla tır, kamyon gibi ulaşım araçlarında gizlenilerek sınırlarımızdan giriş veya çıkış yapılmaktadır.
- Hudut kapılarımızdan, sahte veya değiştirilmiş belgelerle giriş-çıkış yapılmaktadır.
- Kara sınırımızdan yürüyerek veya binerek hayvanları ile giriş yapılmaktadır.
İnsan kaçakçılığı faaliyetleri özellikle nüfusu yoğun illerimizde odaklaşmakta, yurtdışına gitmek isteyen şahıslarla simsarlar bu illerimizde buluşarak anlaşmaktadırlar.


3- ORGAN ve DOKU KAÇAKÇILIĞI;

Organ ve doku naklinin nasıl yapılacağı, 2238 Sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkındaki Kanun ile düzenlenmiştir.
Buna göre, yasada belirtilen kurallara uymak şartı ile ve para karşılığı olmaksızın organ ve doku bağışlanması ile nakli yapılabilmektedir.
Ancak, para karşılığı organ ve dokuların satılması, kaçakçılığının yapılması suç teşkil etmektedir.


4- KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARI KAÇAKÇILIĞI ;
Ülkemiz, tarihin ilk çağlarından günümüze kadar bir çok uygarlığın beşiği olması nedeniyle, bizleri büyük bir kültürel mirasın sahibi yapmıştır. Topraklarımızın tarihi zenginliği, Anadolu'yu bir cazibe merkezi haline getirmiştir.
Bir toplumun, doğal ve kültürel mirası niteliğindeki kültür ve tabiat varlıklarının, bilimsel amaç ve yöntemlerden uzak olarak, kaçak kazılar ve soygunlarla yalnızca maddi amaç güdülerek ele geçirilmesi, onun ticari bir meta gibi görülerek, yurt içinde ve yurt dışında pazarlanması ve üzerinden maddi çıkar sağlanması kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığı fiilini içerir.
Kültür ve tabiat varlıkları kaçakçılığı fiilleri 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile düzenlenmiştir. Buna göre;

a) Kültür Varlıkları
Tarih öncesi ve tarihi devirlere ait, bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili olan ve yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan tüm taşınır ve taşınmaz varlıklardır.

b) Tabiat Varlıkları

Jeolojik devirlerle tarih öncesi ve tarihi devirlere ait, ender bulunmaları, özellikleri, güzellikleri bakımından korunması gerekli olan, yer üstünde, yer altında, veya su altında bulunan değerlerimizdir. Örnek: Tarihi mağaralar, kaya sığınakları v.s.

Kültür varlıkları iki ana grupta değerlendirilir;

a) Taşınmaz Kültür Varlıklarımız

Bunlar taşınması mümkün olmayan eserlerimizdir. Örneğin, kaya mezarlıkları, yazılı resimli ve kabartmalı kayalar, resimli mağaralar, höyükler, tümülüsler, ören yerleri, kale, hisar, burç, türbe, kümbet, medrese v.b. gibi yerler.

b) Taşınır Kültür Varlıklarımız

Bunlar ise, taşınmaya elverişli olan eserlerdir. Örneğin, sikke, halı, kilim, el yazmaları, çanak, çömlek, anfora, heykelcikler v.b. eserler. Özellikle sikkeler taşınması kolay ve talebi fazla olan eserlerdir.
Taşınır Kültür Varlıklarımız iki ana grupta değerlendirilir.
- Arkeolojik Eserler
Jeolojik devirlerden itibaren zamanımıza kadar intikal eden ve genellikle kazı ve benzeri çalışmalar sonucu ortaya çıkartılan, sanat ve estetik değerleri veya estetik ölçüleri bakımından korunması gerekli olan insan yapısı eserlerdir.
- Etnografik Eserler
Halkın hayat tarzını, kültürünü temsil eden araç ve gereçler ile, bilim, kültür, din ve mimari sanatlarla ilgili, belge değeri bakımından korunması gerekli olan insan yapısı eserlerdir.
Tarihi eser kaçakçılığının yöntem ve tekniklerine bakıldığında, olayların profesyonelce ve uluslar arası düzeyde sürdürüldüğü gözlenmektedir.

Kültür ve Tabiat Varlığı Kaçakçılığının Önlenmesi için Alınması Gereken Tedbirler
- Vatandaşlarda kültür ve tabiat varlığı bilincinin geliştirilmesi için, basın ve yayın kuruluşları yolu ile bilgilendirme çalışmaları arttırılmalıdır.
- Yasal düzenleme yapılarak öngörülen cezalar caydırıcı hale getirilmelidir.
- İkramiye ödemeleri ve eser satın almak için gerekli parasal kaynakları temin edilerek vatandaşları tarafından müzelere teslim edilen eserlere gerçek değeri ödenmelidir.
- Yıllardan beri devam eden kültürel varlıklarımızın yurt dışına kaçırılması ve yağmalanmasını önlemek için toplumun her kesimi bilinçlendirilmeli ve eğitilmelidir.
Çünkü kültür ve tabiat varlığı talebi, bilinçsiz insanları aracı yaparak höyükleri kazdırmakta, tümülüs ve ören yerlerini soydurmakta ve elde edilen eserlerimizin yurt dışına kaçırılmasına neden olmaktadır. Kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığından en çok zarar gören ülkelerden biri olan ülkemizin, bu zararı en aza indirgemek için yoğun bir çaba sarf etmesi gerekmektedir. Bu mücadele yapılırken, korunmaya çalışılan kültür varlıklarının, dünya kültür mirasının bir parçası ve insanlığın ortak malı olduğunun bilincinde olunmalıdır.
Halkımızın kültür ve tabiat varlıkları konusundaki bilinçlenme eksikliği, bu suç için yasalarda öngörülen müeyyidelerin caydırıcılıktan uzak olması, 2863 Sayılı yasada öngörülen ikramiye ödemelerinin yetersizliği ve eser satın alma için yeterli ödeneğin ayrılamaması, kolay para kazanma yöntemlerinden biri olması, yabancıların Anadolu kökenli eserlere ilgisinin devam etmesi gibi faktörler kültür ve tabiat varlığı kaçakçılığının artmasına neden olmaktadır.
Kuşkusuz çağdaş bir toplum olmanın koşullarından biri, kültür ve tabiat varlıklarımızı insanlığın ortak mirası olduğu bilinciyle korumak ve gelecek kuşaklara taşımaktır. Bu, ülkemizin tarihine ve geleceğine karşı bir sorumluluğumuz olduğu kadar, kültürel kimliğimizin zenginleşmesi ve pekişmesi içinde gereklidir.

Kara Paranın Aklanması;

Kaçakçılık ve organize suçların işlenmesinin yanı sıra, bu suçların işlenmesinden elde edilen gelirlerin aklanarak kazınılmış bir hak gibi ortaya konması da, kara paranın aklanması kavramını ortaya çıkarmaktadır.
Nitekim işledikleri suçlardan elde ettikleri gelir ile büyüyen ve güçlenen organizasyonlar daha fazla ve büyük boyutta suçlar işlemeye başlamakta, bu kısırdöngü devlet ve toplumun aleyhine büyümektedir.

- Uyuşturucu madde kaçakçılığı

- Gümrük kaçakçılığı

- Silah ve Mühimmat kaçakçılığı

- Kültür ve tabiat varlıkları kaçakçılığı

- Organ ve doku kaçakçılığı,

- Vergi kaçakçılığı

- Sahtecilik

- Nitelikli dolandırıcılık ve hileli iflas

- Devlet şahsiyetine ve şahıs hürriyetine karşı işlenen suçların işlenmesi neticesinde elde edilen tüm gelirlerin yasallaştırılması çabaları suç olarak sayılmış ve bu suçları işleyen şahıslar için iki yıldan on yıla kadar hapis, ağır para ve müsadere cezaları öngörülmüştür.
Yine aynı kanun uyarınca kara paranın aklanması ile ilgili inceleme ve soruşturmaları yapmak üzere Maliye Bakanlığına bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK), ilgili kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzerede, Mali Suçlarla Mücadele Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.
Suç işleyenler organize grupların finans kaynakları kurutulmadıkça, faaliyetlerine devam edecekleri bilinen bir gerçektir. Bu nedenle suçlarla mücadelenin önemli hedeflerinden biriside suç örgütlerinin parasal kaynağının kesilmesi olmalıdır.

Nitelikli Dolandırıcılık;

Türk Ceza Kanunu'nun 504. Maddesinde tanımını bulan nitelikli dolandırıcılık fiillerini, işleniş biçimlerine göre;

1-) Yatırım Dolandırıcılığı

Yatırım Dolandırıcılığı, son zamanlarda ortaya çıkan bir kavram olup, kısaca borsa yatırımcılarının dolandırılması şeklinde tanımlanabilir. Bu suçlar işlendiğinde, 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun ve Türk Ceza Kanunu'nun 504. maddesine göre işlem yapılmaktadır.

2-) Banka Dolandırıcılığı

Dolandırıcılık suçunun tanımı içerisinde yer alan, bu suç türünün işleniş şekli incelendiğinde, sahte kimlik ve belgelerle başkasının hesabından para çekilmesi, banka ve diğer kredi kuruluşlarından verilmemesi gereken bir kredinin sahte evrak kullanılarak veya başka yöntemlerle alınması şeklinde ortaya çıkabilmektedir.

3-) Kredi Kartı Dolandırıcılığı

Nakit para taşımanın zorluğu, alışverişlerde kredi kartının sağladığı kolaylık, gerektiği anda ATM'lerden nakit para çekebilme imkanı ve tüm dünyada kullanabilme imkanı nedeniyle kredi kartı kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır.

Banka ve kredi kartlarının dışında, mağaza kartları ve seyahat-eğlence kartları da günümüzde yaygın olarak kullanılmaya başlanılmıştır.

Son zamanlarda kağıt, tahta ve yapışkan şeklinde çeşitli maddeler kullanılarak kartın ATM'nin kart giriş haznesinde kart hamilinin herhangi bir işlem yapmasına izin vermeyecek şekilde sıkıştırılarak kart ele geçirilmekte, kartın şifresi kart hamili işlem yaparken omuzu üzerinden okunarak veya şifrenizi tekrar girin şeklinde önerilerle öğrenilmek suretiyle kredi kartı bilgileri alınmakta ve kart hamilinin hesabından yüklü miktarlarda para çekildiği görülmektedir.


a) Kayıp-Çalıntı Kart Kullanımı

Kartların posta veya kargoda kaybolması yada hamilleri tarafından kaybedilmesi ve bu kartların kötü niyetli kişiler tarafından kullanılmasıdır.

b) Sahte Müracaat Sonucu Alınan Kartların Kullanımı

Bilindiği üzere; kredi kartı hizmeti veren banka veya kuruluşlar, kredi kartı düzenleme aşamasında çeşitli belgeler talep etmektedirler. Bazı kötü niyetli kişiler ise istenen bu müracaat belgelerini sahte olarak düzenlemek suretiyle gerçek kredi kartlarına sahip olmakta, ancak daha sonra yaptıkları harcamalar ve nakit para kullanımları ile bankaları dolandırmaktadırlar.

c) Sahte Olarak Yapılan Kartların Kullanımı

Üretiliş itibariyle çeşitli şekillerde sahte kartlar vardır.

- Boş Plastik (White Plastic) : Başkalarına ait kredi kartları üzerinde bulunan seri numaraları ve diğer bilgiler, boş plastik plakalar üzerine çeşitli numaratörlerle monte edilerek sahte kredi kartı elde edilmektedir. Bu sahte kartlar imprinter cihazları üzerinden kullanılarak, kartı taklit edilen kişilerin mağduriyetine sebep olunmaktadır.

- Kart kopyalama (Skimming) ve Manyetik Şerit Sahteciliği : Kredi kartlarındaki manyetik şerit bilgilerinin silinerek, encoder cihazı ile sahte kartlara aktarılması yöntemi de uygulanan bir sahtecilik türüdür.

d) Slip Sahteciliği

Kredi kartlarını POS cihazından birden fazla geçirerek, diğer sliplere taklit imza atma yöntemidir. Bu yöntem genellikle işyeri sahip ve çalışanları tarafından kullanılmaktadır.


DİKKAT

Kredi kartınızı kimseye kullandırmayınız.

Şifrenizi kimseye göstermeyiniz. Kimseden yardım istemeyiniz.

Kartınız sıkıştığında ya da parayı alamadığınızda ATM' lerdeki banka irtibat telefonlarını kullanarak bankayı arayınız.

Başkasının kartınıza havale yaparak nakit çekmesine izin vermeyiniz.

Tefecilik;

Ödünç para verme işleri ile uğraşanların faaliyetleri ve denetlenmelerine ilişkin esaslar 90 Sayılı Ödünç Para Verme İşleri Hakanda Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir.
Ödünç para verme işlemleri, Hazine Müsteşarlığından faaliyet izni almak suretiyle yasal zeminde yapılması durumunda ikraz atçılık, faaliyet izin almaksızın yasal olmayan yollardan yapılması halinde ise tefecilik olarak adlandırılmaktadır.

Yolsuzluk Suçları;

Genellikle 3 ve daha fazla kişinin bir araya gelerek, bazı kamu görevlilerinin de katılımıyla Devlet Hazinesi'nin zarara uğratılması YOLSUZLUK olarak tarif edilebilir. Yolsuzluk, Devletin hizmet ve mal alımı sırasında, gümrük işlemleri sırasında, tarım, hayvancılık ve ihracat gibi sektörlerin desteklenmesi amacıyla yapılan prim ödemeleri ve bankacılık alanında karşımıza çıkmaktadır.

Sahtecilik;

Sahtecilik, yapısı itibariyle müstakil bir suç olabileceği gibi diğer suçların işlenebilmesi için de zemin hazırlayan ve kolaylaştıran, öncül bir suç özelliği de taşımaktadır.
Gelişen bilim ve teknolojinin sahtecilik fiillerinin işlenmesini çok kolaylaştırdığı düşünülürse, kıymetli evrakların güvenlik unsurlarının artırılması ve batılı standartlara yaklaştırılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Sahtecilik Suçlarını;

A-) Kalpazanlık
B-) Belge Sahteciliği
C-) Telif Hakları, Marka ve Patent Taklitçiliği alt başlıklarında incelemek mümkündür.

A) KALPAZANLIK

Kanunen tedavülde bulunan milli veya yabancı paraları, itibari amme kağıtlarını kıymetli damgaları ve kamu nakliyat işletmelerinin biletlerini taklit veya tağyir etmek, taklit ve tağyir edilmiş olduklarının bilerek satın almak, bulundurmak, piyasaya sürmek veya memlekete sokmak kalpazanlık suçunu oluşturmaktadır.
Gerçek banknotlar; dizayn, renk ve baskı yönünden çok net, düzgün ve kusursuz görünümdedir. Dikkatle bakıldığında kolayca anlaşılabilecek bu net ve temiz görünüm yanında, elle dokunmak suretiyle yapılacak kontrolde sahte ve gerçek banknotları birbirinden kolayca ayırmak mümkündür.
1-) Paralarda Güvenlik Unsurları
Gerçek banknotlar; dizayn, renk ve baskı yönünden çok net, düzgün ve kusursuz görünümdedir. Gözle dikkatli bakıldığında kolayca anlaşılabilecek bu net ve temiz görünüm yanında, elle dokunmak suretiyle yapılacak kontrolde sahte ve gerçek banknotları birbirinden kolayca ayırmak mümkündür. Gerçek banknotların güvenlik özellikleri ve sahtelerdeki taklit şekli, ilgili banknotların resimleri üzerinde ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
- Kağıt : Sahte para ile orjinali arasındaki en belirgin özellik, paranın kağıdıdır. Orijinal banknot, pamuk elyafından özel olarak yapılırken, sahte banknot, piyasada bulunan normal kağıttan yapılmaktadır.
- Renk Uyumu : Orijinal banknotlarda renkler canlı ve uyumludur. Sahte banknotlarda ise renkler soluk ve uyumsuzdur.
- Renkli Lifler : Orijinal banknot kağıdının hamuruna konulan kırmızı ve mavi ışık veren lifler, ultraviyole cihazı altında bakıldığında görülebilmektedir. Sahte banknotlarda ise, boyama yoluyla benzetilmeye çalışılmaktadır ve gerçek banknottaki renk canlılığına rastlanılmamaktadır. Silgi ile silinecek olursa bu lifler kaybolmaktadır.
- Filigran : Banknotların üzerinde bulunan portrenin küçültülmüş bir benzeri, gizli olarak banknot üzerinde bulunmaktadır. Buna filigran denilmektedir. İlk bakışta görülmeyen bu filigranlar ışığa tutulduğunda fark edilmektedir. (Filigran özelliği, Amerikan Dolarlarında 1996 yılından sonra kullanılmaya başlanılmıştır.)
- Kabartma Baskı : Orijinal banknotlarda, yazılar ve portreler elle dokunulduğunda, hissedilebilecek şekilde kabartmalı olarak basılmıştır. Sahtesinde, bu kabartma özelliği bulunmadığından, elle dokunulduğunda kayganlık hissedilmektedir.
- Optik Emniyet Unsuru : Değişik açılardan bakıldığında farklı renk yansımaları veren özel bir mürekkeple kabartma olarak basılan bir emniyet unsurudur. (Bu özellik ABD dolarlarında 1996 yılından sonra uygulanmaya başlanılmıştır.) Sahte banknotlarda bu nokta, tek renk olarak karşımıza çıkar.
- Portre : Gerçek paralardaki portreler, belirgin çizgileriyle canlılık ve derinlik hissi uyandırır. Sahte banknotta ise portreler, soluktur ve derinlik hissi uyandırmaz.
- Gizli Görüntü : Alman Markları, yatay durumda, göz hizasında ışığa karşı tutulduğunda banknotun değerini gösteren rakamlar karşımıza çıkar. 5 milyonluk Tl.'nda ise sol üst köşedeki Türkiye haritası üzerinde, ay yıldız şeklinde gizli görüntü bulunmaktadır. Amerikan dolarlarında gizli görüntü unsuru kullanılmamaktadır.
- Mikro Yazı : Alman Markında, ön yüzde portrenin sağında, banknotun değerini gösteren mikro yazılar, ABD Dolarında, portrenin etrafında The Unided States of America yazısı bulunmaktadır. Bu mikro yazılar büyüteçle bakıldığında okunabilmektedir.
- Emniyet Şeridi : Orijinal banknotta, emniyet şeridi kesik gümüşi çizgilerden oluşmakta, ışığa tutulduğunda düz bir hat şeklini alırken, Türk lirasının üzerinde TCMB harfleri, Alman Markında, banknotun değerini gösteren rakamlar bulunur.
50 ve 100 ‘ lük ABD Dolarının üzerinde ise banknotun değerini gösteren USA 50 ve USA 100 yazıları bulunur. Sahte banknotlarda benzetilmeye çalışan emniyet şeridi ışığa tutulduğunda kesik gümüşi çizgiler şeklinde görülür.


2- Sahte Paranın Piyasaya Sürülme Yöntemleri

Sahte paralar genellikle;

- Büfe, bakkal ve marketlerden alınan sigara, içki, çerez vs. karşılığında yüksek değerdeki sahte banknot kupürleri verilerek para üstünün alınması,
- Araçlara alınan akaryakıt karşılığı benzin istasyonlarına,
- Sinema ve tiyatro gişelerine,
- Milli piyango bayilerine,
- Canlı hayvan ticareti yanan kişilere ve seyyar satıcılara
- Taksi sürücülerine,
- Genel kadınlara,
- Gazino ve eğlence yerlerinde bahşiş ve hesap ödemesi olarak,

Toplu ödemelerde para destelerinin arasına az sayıda sahte para konarak verilmesi şeklinde piyasaya sürülür.

B- BELGE SAHTECİLİĞİ

Pasaport, nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, diploma, fatura vb. belgelerde yapılan sahtecilik fiilleri belge sahteciliği olarak isimlendirilmektedir.
Çeşitli profesyonel suç grupları tarafından yapılan sahte belgeler yine çeşitli örgütlü suçların işlenişinde kullanılmaktadır.
Bu fiiller TCK'nın 332'den 357'ye kadar olan maddelerinde düzenlenmiştir.
Belge sahteciliği fiilleri kısmen veya tamamen sahte belgelerin tanzimi suretiyle kişilerin kendileri veya diğer şahıslar için menfaat temin etmek amacıyla işledikleri bir suç türüdür. Bu niteliği itibariyle özellikle belge sahteciliği fiillerinin hemen hemen her türlü mali (ekonomik) suçun temelinde bulunabileceğini söylemek mümkündür.
Özellikle, nüfus cüzdanları sahteciliği kimliğin gizlenmesi veya başka bir kimse adına gerçek belgelerin (pasaport, ehliyet vs. gibi) alınmasını sağlaması bakımından çok büyük bir önem arz etmektedir.
Pasaport sahteciliği ise yurtdışına çıkışı veya girişi yasaklanmış kimselerin başvurdukları ve sahtecilik şebeklerince yüksek rant edinilmesini sağlayan bir sahtecilik çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu paralelde sahteciliği sıkça yapılan bir diğer belge de halk arasında ruhsat olarak da tabir edilen motorlu araç tescil belgeleridir. Özellikle çalıntı ve kaçak araçlar için tanzim edilen bu belgelerle araçlar üçüncü şahıslara satılabilmektedir.
2001 yılında sahtecilik suç türleri ile ilgili olarak birimlerimizce yapılan mücadele sonucunda aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir. Bunlar;

a-) Pasaport Sahteciliği

Pasaport sahteciliğine ilişkin istatistiksel verilere baktığımızda olay sayısı bakımından yıllar itibariyle sürekli bir artışın görüldüğü, şüpheli sayısı açısından ise en yüksek değere 2000 yılı içerisinde ulaşıldığı ve 2001 yılı içerisinde kısmen bir gerileme olduğu görülmektedir. Pasaport sahteciliğinin en çok görüldüğü iller ise; genel olarak sınır kapılarının bulunduğu illerdir. Özellikle kara hudut kapısının bulunduğu Edirne ile hava hudut kapısının bulunduğu Antalya, İzmir, İstanbul ve Ankara sahte pasaport olaylarının fazlaca görüldüğü illerdir.

b-) Nüfus Cüzdanı Sahteciliği

Nüfus cüzdanı sahteciliği olaylarına ilişkin istatistiksel veriler kapsamında gerek olay gerekse şüpheli sayısında en yüksek değerlere 2000 yılı içerisinde ulaşıldığı 2001 yılı içerisinde ise kısmen bir gerilemenin görüldüğü anlaşılmaktadır. Nüfus cüzdanı sahteciliğinin en çok görüldüğü iller ise; İçel, Diyarbakır, Van ve Adana'dır.

c) Vize Sahteciliği

Vize sahteciliği olaylarında, özellikle 2001 yılı içerisinde bir artış görülmektedir. Bu artışın başlıca nedenleri arasında özellikle Büyükelçiliklerin vize konusunda çok hassas davranmaları ve vize alımının güçleşmesi nedeniyle bu alandaki rantı elde etmek isteyen sahtecilik şebekelerinin vize sahteciliğine itibar etmeleri bulunmaktadır. Vize sahteciliği, vize işlemi yapan yabancı ülke temsilciliklerinin bulunduğu illerde yoğunluk göstermektedir.

C- TELİF HAKLARI, MARKA ve PATENT TAKLİTÇİLİĞİ

Ülkemizde, insanların uzun uğraşılar sonucunda ortaya koymuş oldukları çalışmaların ve çeşitli buluşların değerlendirilmesi, eser sahiplerinin haklarının korunması, insanların daha fazla araştırmaya yönlendirilmesi ve ülke gelirlerinin artırılması açısından telif hakları kanunları koruma altına almıştır.

Temel anlamda telif hakları, bu haklara aykırılık durumları ile hukuk ve ceza hükümleri,

- 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu,
- 556 Sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname,
- 551 Sayılı Patent Haklarının korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenmiştir.

1- FİKİR VE SANAT ESERLERİ
Fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek amacıyla; 1951 yılında kabul edilen 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda, sahibinin hususiyetini taşıyan ilim, edebiyat, musiki, güzel sanatlar ve sinema eseleri, FİKİR VE SANAT MAHSULÜ olarak kabul edilerek, fikir ve sanat mahsulü olan eserlerin ve sahiplerinin hakları bu kanunla koruma altına alınmıştır.
Söz konusu kanunda 2001 yılı içerisinde 4630 sayılı kanun ile getirilen değişiklikler ile cezai hükümler, görevli mahkeme, ispat ve yasal kovuşturmanın nasıl yapılacağı yeniden düzenlenmiştir.

2- MARKALAR
Bilindiği üzere Marka, benzer mal, eşya, ürün yada hizmetleri başkalarının mal, eşya ürün yada hizmetlerinden ayırt etmek için kullanılan işaret olarak tanımlanmaktadır. Sözcük yada şekil markaları yanında üç boyutlu markalar, hologram markalar, ses ve koku markaları aynı kapsam içendedir.
Markalara ilişkin tanımları 4 başlık altında toplayabiliriz,
Ticaret Markası : Mal yada ambalaj üzerinde kullanılan markalardır. Örneğin, buzdolabı, sabun, dolmakalem, otomobil, gazete gibi çeşitli sanayi ürünlerinin ve ambalajlarının üzerinde kullandığı ticari işaretlerdir.

Hizmet Markası : Belirli hizmetin sunulması amacıyla kullanılan markadır. Örneğin, banka, sigorta, reklam, seyahat acentesi işletmeciliği gibi bir ürünün satış yerine, bir hizmeti sunanlar tarafından kullanılan işaretlerdir.

Garanti Markası : Marka sahibinin kontrolü altındaki bir çok işletme tarafından o işletmelerin ortak özelliklerini üretim usullerini, coğrafi menşelerini ve kalitesini garanti etmeye yarayan işaretleridir. Garanti markasının marka sahibinin veya marka sahibine iktisaben bağlı olan bir işletmenin mal veya hizmetlerinde kullanılması yasaktır.

Ortak Marka : Üretim veya ticaret veya hizmet işletmelerinden o5luşan bir grup tarafından kullanılan işarettir. Ortak marka gruptaki işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarar.

Söz konusu düzenleme ile, ticari marka sahibinin o markayı münhasır olarak kullanma hakkı bağlamında markanın konusunu teşkil eden ürünün piyasaya ilk defa marka sahibi tarafından sürülmesi ve markanın sağladığı avantajlarından yararlanmak isteyen üçüncü şahısların o markayı taşıyan ancak yasal olmayan ürünlerini satmalarına engel olunması amaçlanmaktadır.


3- PATENT
Tarım dahil sanayinin herhangi bir alanında uygulanabilen yeni buluşlara verilen belge, patentin kısa tanımıdır. Sanayide uygulanabilir her çeşit yeni buluş patent korumasının kapsamına girmektedir. Örneğin makineler, araçlar, aygıtlar, kimyasal bileşikler ve işlemler ile her çeşit üretim usulleri patent koruması kapsamındadır.
Keşifler, bilimsel teoriler matematik metotları, zihni faaliyet ile ilgili ticari, mali ve ekonomik konular, şans oyunları, edebiyat ve sanat eserleri, kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı buluşlar gibi konular patent koruması dışındadır.
Patente ilişkin düzenlemeyle amaç, patente konu olan buluşun sahibinin yaratıcı çabalarını ödüllendirmektir. Bu bağlamda, buluşun sahibi, buluşu dilediği gibi kullanmakta serbesttir. Ticari olarak buluşu üretmek ve doğrudan ya da lisans vermek suretiyle dolaylı olarak piyasaya ilk defa sürme hakkı ve yapılan ihlallere karşı itiraz hakkı da mutlak olarak patent sahibine ait olmasıdır.


Araç MTV Sorgu
Resmi Gazete
Sürücü Belge İptal Sorgu
Sürücü Ceza Puanı Sorgu
T.C. Kimlik Sorgu
Trafik Araç Sorgusu
Vergi Kimlik Sorgu
Seçmen miyim? Oyumu Nerede Kullanacağım?
» ZİYARETÇİ TRAFİĞİ : » Aktif Ziyaretçi 7 | » Bugün Gelen 72 | » Toplam Ziyaretçi 595451 | » IP Adresiniz 38.107.179.243 | » Bu sitemizi ziyaretiniz
Copyright 2008 - 2011 Yalova Emniyet Müdürlüğü - Bilgi İşlem Web Design - yalovawebmaster@egm.gov.tr
* Buradaki e-posta adresi site içeriği ve webmaster ile alakalıdır, ihbar ve şikayetleriniz için "ihbar" linkini kullanınız